Aşkta kavuşmak yoktur… Neden bilir misin? Çünkü aşk, kavuşmaya duyulan özlemdir. Senin olmayana duyulan hasrettir. Şiddetli bir kavuşma arzusudur. Bunun içindir ki, kavuşunca, elde edince, sahibi olunca; kaybolur. Ve insanlar aslında o duygunun kendisini sever, sahip olamadığı şeye sahip olma arzusunu sever. Sevdikleri şey karşı taraf değildir, onlar o duygunun mübtelası olmuşlardır. Ne zaman ki elde ederler, istediklerine kavuşurlar, işte o zaman o duyguyu da kaybederler. Çokça duymuşsundur: ‘evlilik aşkı öldürür’ diye. Tuhaftır ama bu gerçektir. Eğer kişiler birbirine aşkın ötesinde sevgi duymuyorsa, evlenince de aşkları kaybolur. Ve bu yüzden çoğu evliliğin şöyle bittiğini görürsün: ‘Bana evlenmeden önceki gibi davranmıyor, artık evlenmeden önceki gibi hissetmiyorum, sevgiliyken daha iyiydik, birbirimizi daha çok seviyorduk vs vs’. Bu yüzden insan dengini bulmalı, çünkü aşk geçecek, ve insan dengi olana sevgi duymaya devam edebilecek.Diğer taraftan aşk, insana verilmiş en güzel duygudur. Bir nimettir aşk. Neden mi? Çünkü insanın sevme yeteneğinin sonsuz olabileceğini kanıtlar. Nasıl mı? Bir insan, bir insana aşk duyuyorsa, bir saniye bile o kişiyi aklından çıkaramaz. Uykuları kaçar onu düşünmekten. Uyuduğu zaman da rüyasına girer o kişi, çünkü bir kimsenin kalbi gün içinde neyle meşgul ise gece uykuda da onunla meşgul olur. Ve aşık olduğu insanın kusurlarını görmez kişi, görmek istese bile göremez. Kalbi göstermez ona kusurlarını. Aşık olduğu insan, ona ne türlü cefa ederse etsin, sevgisi bir gram azalmaz. Göremez çünkü. Benimle konuşsun da, bana bir şey desin de, bana bir kez baksın da, varsın cefa olsun ettiği. Harika bir duygudur bu açıdan aşk, sonsuz bir kavuşma arzusudur.
Aşk sonsuz bir sevgiyse, sonsuz bir kavuşma arzusuysa; sonlu olana layık değildir. Aşk, ancak Aşkın Olan’a, yani kainatın Yaratıcısı’na, yani Alemlerin Rabbi’ne olmalıdır. Böyle olursa işte; kurtuluştur aşk.Her saniye O’nu düşünmek, göz uyusa bile kalbin O diye atmasıdır aşk. O halde O’na kalbedilmelidir. Değil midir ki her şey fânî, bir tek O Bâkî? O halde sonsuz olan bu duygu da O’ na evrilmelidir. İşte, Leylâ’dan Mevlâ’yı bulmak da budur. Bir insan önce Leylâ’sını bulur, bulur ki; aşkı tadar. Ancak fark etmelidir ki, bu duygu bir fânîye feda edilemeyecek kadar yoğundur, fazladır.